Masasında bitki bulunan kadın, baş ağrısından dolayı yüzüne ellerini koyarak ağrı içinde oturuyor.

Photo by: Mikael Blomkvist

Hayat, her birimiz için farklı zorluklarla dolu. Dünya çok acımasız. Hepimizin, tahmin bile edemeyeceğim kadar farklı, büyük-küçük pek çok sorunu, travması var. Üzerimizdeki -kimi zaman başımızı yere eğdiren, kamburumuzu çıkaran- baskı, kimsenin görmediği o tonlarca ağırlık, hayal bile edilemeyecek boyutlara ulaşıyor. Günümüzde insanlar, giderek empati yapma, birbirlerine destek olma yeteneklerini kaybediyor gibi görünüyor; gülümsemiyorlar bile. Eh aramızda baş ağrısı çekmeyen yoktur o halde.

Hepimizin düştüğü, kendini kötü ve yalnız hissettiği zamanlar olur. Bu zorlayıcı dünyada baş ağrısı çekmeyen yoktur. Tabii ki başımız ağrıdığı an hepimizin ilk yaptığı şey ağrı kesici almak olur. Anneniz gibi konuşmak istemiyorum ama anneler haklı. Ağrı kesicilerin uzun vadedeki potansiyel tehlikelerini, vücudumuza hiç tanımadığımız bu kimyasalları almamamız gerektiğini… (Ay, dayanamayacağım, bıdı bıdı bıdı…) hepimiz biliyoruz.

Yine de sizi çok iyi anlıyorum. Ben de sizden biriyim; insanım. Başımızın ağrıdığı kimi zaman o kadar kötü hissediyoruz ki “Ağrı kesicinin zararlarıymış… Boş versene!” deyip bir hap çakıyoruz.

Birazdan bahsedeceğim baş ağrısı iyileştirme yöntemini, başım çatlayacak gibi hissettiğim zor zamanlarımdan birinde keşfetmiştim. O an yine, hepimizin bildiği, “Beni ancak o paklar,” dediğimiz o ünlü, sert ağrı kesiciye ihtiyacım olduğunu sanıyordum. Ona rağmen, bu defa her zamanki gibi o ağrı kesiciye koşmadım. Yatağa uzandım, iç sesime kulak verip onun dediğini yaptım. Böylece bu ağrı geçirme yöntemini keşfettim. Sonradan bilimsel olarak da desteklendiğini fark ettiğim bu yöntemi sizinle paylaşmak istiyorum.

Baş ağrıma sebep olan konu derin olduğu için, farklı zamanlarda aklıma geldikçe ağrıyı da beraberinde getirdi. Tabii ki ağrıyı geçirmek için size önerdiğim gibi bir ortamı her seferinde bulmam mümkün olmadı. Yine de bu yöntemin temel prensibinin kafamızı geçici olarak boşaltmak olduğu unutulmamalı.



Kendine Telkin ve Rahatlama Teknikleri ile Baş Ağrısı

Baş ağrısı ve genel ağrı yönetimi için kendi kendine telkin ve rahatlama teknikleri kullanılarak yapılan bilimsel çalışmalar, bu yöntemlerin stres azaltma ve kronik ağrı yönetimi konusunda oldukça etkili olduğunu göstermektedir. “Baş ağrısını kendi kendine telkin ile iyileştirme” konulu spesifik bir makaleye henüz rastlamasam da buna yakın, “telkin ile ağrı iyileştirme” içerikli, daha geniş kapsamlı birkaç yazı buldum:

  1. Mind and Body Approaches for Stress and Anxiety: What the Science Says

  2. Efficacy of biofeedback in the treatment of migraine and tension type headaches

  3. Biofeedback and Relaxation Training For Headaches

  4. Effects of physical therapy and relaxation techniques on the parameters of pain in university students with tension-type headache: A randomised controlled clinical trial

Bilimsel makaleleri, yönteme hızlıca göz gezdirdikten sonra, “Ya, beni bu paklamaz,” diyerek hemen ağrı kesiciye koşmayın diye, bulduğum yöntemden bilerek önce verdim. Şimdi, uzun lafın kısası, yazının başından beri merak ettiğiniz şu yönteme bi’ gelelim:

Dağlık bir alanda yüzüstü uzanmış, doğa manzarasını seyireden kişi; stresi ve yorgunluğu sembolize ediyor.

Photo by Tadeusz Lakota on Unsplash

  1. Sessiz ve Karanlık Bir Ortam Bulun: Mümkünse gürültüden uzak, sakin bir ortam tercih edin. Zihnimizi dış etkenlerden arındırmalı ve dikkatimizi toplamalıyız. Ben, bu yöntemi gürültü engelleyici kulaklıkla metroda otururken denediğimde bile başarılı sonuçlar aldım.

  2. Rahat Bir Pozisyon Alın: Uzanın veya oturun; önemli olan kaslarınızın gevşemesi, yani mümkün olduğu kadar az kasınızın aktif olması. Bu sayede zihnimize ve kendimize daha iyi odaklanabiliriz.

  3. Derin Diyafram Nefesleri Alın: Gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan derin nefesler alın, ağzınızdan verin. Rahatlamaya çalışın. Karnınız şişsin, göğsünüz değil. Nabzınız düşsün.

  4. Düşüncelerinizi Serbest Bırakın: En zor adıma geldik. Hiçbir şey düşünmeyin. Aklınızda beliren düşünce balonlarına vurun küreği, dağılıp patlasın. Sadece göz kapaklarınızdaki karanlığa, siyaha odaklanın, siyahı görün. Hiçbir şey düşünmeden duramıyorsanız siyahı düşünün. “Ay siyah da ne güzel renk,” değil. Kafanızdan hiçbir şey geçmemeli.

  5. Kendinize İyi Telkinlerde Bulunun: İçinizden kendinize olumlu şeyler söyleyerek rahatlamaya odaklanın. “Bir şey yoook, geçtiii, daha iyi olacaksıın, elinden geleni yaptıın, iyisiiiin…” Dakikalarca devam edin.

Mor lavanta çiçekleri arasında yatarken gözleri kapalı, sarı desenli elbiseli kız sakin bir ifadeyle.

Photo by Amy Treasure on Unsplash

Bir sonraki baş ağrınızda bu yöntemi deneyin ve sonuçlarınızı yorumlar kısmında paylaşın. Deneyimlerinizi merakla bekliyorum.



Son Düşünceler

Bu yöntem, ağrı kesici almak veya uyumak… Fark etmez. Biliyorum, baş ağrısına sebep olan koca problemi aşmak kolay değil ancak sakinleşip huzurunuza ve sağlığınıza kavuştuktan sonra, daha aklıselim bir şekilde “Böyle bir problem var ve ben bununla nasıl baş edebilirim? Bu problemi nasıl çözebilirim” diyerek duruma daha objektif yaklaşabilirsiniz. Bu şekilde makul bir çözüme ulaşma ihtimaliniz daha yüksek olur. Sonuçta, başı ağrıyan bir insan bırakın problem çözmeyi, kimseyi ve hiçbir şeyi görmek bile istemeyebilir. Benden bu kadar; artık problemin çözümü size bağlı.