Değişim Cesaret İster! Teşekkürler 2024, Bekle Beni 2025
- 2024’ten Aldıklarım
- Değişim Zor ama Ödüllendirici: Bir Kariyer Dönüm Noktası
- 2024'te Göğüs Gerdiğim Zorluklar:
- Takım Olmanın Gücünü Daha Güzel Yaşadım:
- Yazmanın Kendimle Konuşmak Olduğunu Keşfettim
- Spor ve Sağlık Arasında Denge:
- 2025’ten Beklentilerim
- Kendi Hayatıma Yatırım Yapmak:
- Derinleşmek ve Uzmanlaşmak:
- Liderlikte Yeni Ufuklar:
- Blogumu Daha Geniş Bir Kitleye Ulaştırmak:
- Bilim Kurgu Tutkumu Daha İleri Taşımak:
İçindekiler
- 2024’ten Aldıklarım
- Değişim Zor ama Ödüllendirici: Bir Kariyer Dönüm Noktası
- 2024'te Göğüs Gerdiğim Zorluklar:
- Takım Olmanın Gücünü Daha Güzel Yaşadım:
- Yazmanın Kendimle Konuşmak Olduğunu Keşfettim
- Spor ve Sağlık Arasında Denge:
- 2025’ten Beklentilerim
- Kendi Hayatıma Yatırım Yapmak:
- Derinleşmek ve Uzmanlaşmak:
- Liderlikte Yeni Ufuklar:
- Blogumu Daha Geniş Bir Kitleye Ulaştırmak:
- Bilim Kurgu Tutkumu Daha İleri Taşımak:

Görsel ChatGPT tarafından oluşturuldu.
2024, hayatımın en unutulmaz yıllarından biri oldu. Her değişimin cesaret gerektirdiğini öğrendim ve bu yıl, hayatımın her alanında bu cesareti göstermeye çalıştım. Her yeni adım, hem kişisel hem de profesyonel anlamda bana olumlu veya olumsuz pek çok şey kattı, beni büyüttü ve değiştirdi. Zorluklardan keyif alan yapım, olumsuzlukları birer öğrenme fırsatı olarak gördü ve daha ileri gitmeye çalıştı.
2024, benim için yalnızca yeni hedeflere ulaşmakla değil, aynı zamanda yolculuğun her anını daha derin hissetmekle geçti. Şimdi, bu süreci sizinle paylaşmak istiyorum çünkü “Değişim cesaret ister.” ve bu cesareti 2024’te hayatımın pek çok alanında buldum. Belki senin de hayatında böyle bir değişim olmuştur. Dilersen paylaşabilirsin. Okumaktan, dinlemekten veya öğrenmekten memnun olurum.
2024’ten Aldıklarım
2024, bana pek çok ders verdi. Şimdi bu yılın bana kattıklarını, getirdiği zorlukları ve dönüm noktalarını paylaşmak istiyorum.
Değişim Zor ama Ödüllendirici: Bir Kariyer Dönüm Noktası
Değişim değişim deyip duruyorum. Peki bu büyük değişim neydi? Ocak 2024’te, sekiz yıl boyunca çalıştığım Android geliştirme dünyasından ayrılarak web teknolojilerine yönelmeye karar verdim. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir risk almış mıydım? Kesinlikle hayır ama sonuçları, bugün burada oturup bunları yazmamı sağlayacak kadar anlamlı oldu. Bu süreci, neden bu kadar büyük bir değişim istediğimi ve buna nasıl karar verdiğimi şu yazılarda uzun uzun anlatmıştım:
Bu yazıda bir toparlama yapmam ve sonuçları anlatmam gerekirse bu değişim, beni beklediğim ve istediğim gibi konfor alanımın çok dışına itti. Vue.js, Quasar, Postgresql, GraphQL, Visual Studio Code, Javascript, Node.js… gibi yeni teknolojilerle tanıştım, sıfırdan başladım ve biraz da zorunlulukla öğrendiklerimi hızla hayata geçirdim. Hepsi tabii ki başta zordu, ne de olsa yıllardır oluşturduğunuz neredeyse tüm meslek alışkanlıklarınız değişiyor.
Medium’da her zaman yaptığım gibi yine dürüst olacağım:
İlk birkaç ay kendimden istediğim ve beklediğim performansı gösteremedim. Çok daha kolay ilerleyebileceğimi zannetmiş ve bu büyük değişimi hafife almıştım ancak şu an (2024 sonu) yukarıdaki teknolojilerin hiçbirinden bir çekincem kalmadı. Geldiğim noktada, bu zorluğun beni nasıl büyüttüğünü, hatta bana iyi geldiğini görüyorum. Ayrıca ilk kez bir takım lideri oldum ve liderlik, bana kod yazmaktan çok daha fazlasını öğretti. Severim karşılaştığım zorlukları anlatmayı, bilirsin canım okurum. O yüzden zorluklarla devam edelim.
2024'te Göğüs Gerdiğim Zorluklar:
Kariyer değişimi zordur. Hem bu yazımda hem de diğer yazılarımda bahsettiğim gibi her şeyin yeni olması beni tam üniversiteden yeni mezun olduğum zamana götürdü. Daha önce hep Android geliştirmiştim ancak burada GraphQL sorguları üretmem, tablolar arası ilişkiler kurmam ve hatta veritabanı fonksiyonları yazmam bekleniyordu. Şirket de ufak olunca haliyle her iş üstümüzdeydi. Ciddi ciddi “full stack” bir çalışma ortamına geçmiş oldum.
İçine girdiğim proje de kolay değildi. E-ticaret uygulamalarındaki gibi sekmeler altında başka sekmeler olan bir yapı vardı. Proje canlıya çıkmıştı ve uygulamanın satışı devam ediyordu ama kod yapısı ziyadesiyle karmaşıktı. Bazı sınıflar 4–5 bin satırlık kod içeriyordu ve bu, kodu anlamayı ve uygulamaya yeni özellikler eklemeyi daha da zorlaştırıyordu. SOLID prensiplerine ters düşüyordu. Olsundu, ekibimin hafifletici birçok sebebi vardı ve ürettikleri koddan memnun değillerdi. Bu durum, kendilerini geliştirme isteklerinin en büyük göstergesiydi.
Yeni mezun olduğum zamandaki gibi hissediyordum demiştim ama o zamana göre koca bir fark vardı: Artık Android’i fazlasıyla iyi biliyordum ve oradaki bilgilerimle bağdaştırma yaparak Vue.js’i çok daha rahat öğrendim. “Android’deki bu yapıya Vue.js’te karşılık gelen bir yapı var mı?” sorusu ile öğrendiğim pek çok yeni şey oldu. Hatta Visual Studio Code’un kısayol tuşlarına kadar, alıştığım Android Studio düzenini oluşturmaya çalıştım. Aşağıdaki yazıda anlattığım durum yönetimi kütüphanesi de bağdaştırma yöntemiyle bulduğum özelliklerden birisidir:
İş hayatı zorlukları yetti bu kadar. Haydi koşuya geçelim. Sürekli koşu hakkında keyifli yazılar yazmak istiyorum ancak ne yazık ki Ekim 2023’te katıldığım CappadocciaUltra yarışında yaşadığım sakatlığı hâlâ atlatamadığım için motivasyonum düşük. Bu durum psikolojimi çok olumsuz etkiliyor. Bir an önce toparlanmak ve koşuya dönmek istiyorum.
Şimdilik salonda kas kazanma çalışmalarına devam ediyorum ama Runarchy ile sokaklarda koşmanın tadını hiçbir şey, hatta 70 kilo bench press bile kesinlikle vermiyor. N’apayım, bir tane hobim var işte. Seviyorum.
Koşu, benim için sadece fiziksel bir aktivite değil; ruhumu dinlendiren, zorluklarla başa çıkmamı sağlayan ve kafamı boşaltan bir terapi. Aşağıdaki yazılarımı, özellikle de en alttaki “Neden Koşuyorum?” yazımı henüz okumadıysanız çok ayıp etmişsiniz. Buyurun:
Bu durum için birkaç kez doktora gittim ama bu kez kesinlikle farklı bir doktora gideceğim. Ücreti neyse vereceğim ve doğru düzgün bir MR çektirip bunu artık atlatacağım. Yeter!
Takım Olmanın Gücünü Daha Güzel Yaşadım:
2024, bana bir kez daha ekip çalışmasının bir bireyin yapabileceklerinden çok daha güçlü olduğunu gösterdi. Takım arkadaşlarıma verdiğim eğitimlerde, onların gözlerindeki heyecanı ve yeni teknik bilgiler öğrendiklerinde oluşan mutluluğu daha önce de görmüştüm ama bu sefer her şey farklıydı. Hep birlikte, -son dakikada yapılan veri tabanı güncellemesi sayesinde!- stresli ama keyifli bir kullanıcı kabul testinin (UAT) ardından, başarılı bir proje ortaya koymanın mutluluğunu yaşadık.
Güçlü bir takım ruhu oluşturabildiğime inanıyorum.Bu yıl, liderliğin sadece işleri yönetmek değil, aynı zamanda insanlara ilham vermek olduğunu bizzat görmüş oldum. Bir takımda çalıştığınızda oluşan takım ruhu ile yöneticisi olduğunuz bir takımda oluşturduğunuz takım ruhu bambaşka şeylerdir. Geçenlerde yaptığım bir iş görüşmesinde, yöneticilikle geçen bu yılda yöneticiliğin en zorlayıcı yanı soruldu. Benim cevabım ise şuydu:
Çevremdeki pek çok insan, bir yöneticinin sözünü dinletebilmesi için sert ve mükemmeliyetçi olması gerektiğini söylüyordu ancak benim değiştirdiğim bu kadar şirket arasında gördüğüm ve tanıştığım en iyi yöneticiler, aslında yumuşak davranan ve anlayışlı olanlardı. Ne ekibin saygısı azaldı ne de ortam egolu davranışlar yüzünden gerildi. Çevremin bu kadar baskısına karşı durup yumuşak bir yönetici oldum.
Kimi zaman ağabeyleri oldum. Onlara “Vizen çıkmadığı için çok üzgünüm, nasıl hissediyorsun, ruh hâlin nasıl?” diye sordum. “Yıllık izin istemek için herhangi bir sebep belirtmene, hele uzun uzun açıklama yapmana hiç gerek yok; bu senin yasal hakkın.” da dedim. Hiç kimsenin karşısında başlarını önlerine eğmemeleri gerektiğini de anlattım. Verdiğim tek emir, bol su içmeleri oldu. Uzun lafın kısası, bu sertlikten uzak yaklaşımımla onlara yeni bir bakış açısı ve bir özgüven kattığımı düşünüyorum.
Yumuşak yöneticiliğin sonucu ne oldu biliyor musunuz? Çok daha verimli çalışan, kısa sürede geçtiğimiz yıla göre çok daha fazla iş çıkarabilen başarılı bir takım. Asla fazla mesai istemedim çünkü bedava fazla mesaiye ölümüne karşıyım. Geçtiğimiz yıl ben yokken şu anki canım ekibim fazla mesaiyle boğulduğu hâlde bu kadar verim alamıyormuş. İşte, iş yerinde mutluluğun sonucu!
2024, liderliğin yalnızca yönetmek değil, aynı zamanda rehberlik etmek olduğunu anlamamı sağladı. Yeni yöneticilerin en sık yaptığı hatalardan biri, işleri ekibe yeterince dağıtamamak ve sık sık “Ben yaparım!” demektir. Bu durum yalnızca işleri karmaşıklaştırmakla kalmaz, aynı zamanda ekibin, kendisine yeterince güvenilmediğini hissetmesine neden olabilir.
Neyse ki bu konuda başarılı olduğumu düşünüyorum. Yılın sonlarına doğru “Ben yaparım!” dediğim anlar artsa da liderlik becerilerimi geliştirdikçe bu yaklaşımın ne kadar önemli olduğunu daha iyi öğrendim. Özellikle planlama toplantılarında ve Scrum uygulamadığımız kısa bir dönemde bile işleri doğru bir şekilde dağıtmayı başardığımı düşünüyorum. Bu yıl öğrendiğim en değerli derslerden biri şuydu:
Başarı paylaşıldığında daha anlamlıdır.
Yazmanın Kendimle Konuşmak Olduğunu Keşfettim
Medium’da kaleme aldığım yazılar, sadece düşüncelerimi paylaşmanın ötesine geçti. Yazarken kendimle hesaplaştım, öğrendiklerimi yeniden değerlendirdim ve yeni fikirler ürettim. Yazmak benim için bir terapiydi ve bu yıl Medium’da 28 yazı yazarak kendime ne kadar çok şey anlatmam gerektiğini fark ettim.
Spor ve Sağlık Arasında Denge:
2024’te çok koşamadım. Zeytinburnu Cumhuriyet Koşusu haricinde bir yarışa katılmadım. Hatta üç ay hiç koşmadım. Bu aylarda, powerlifting temellerine dayanan bir programda fonksiyonel hipertrofi çalıştım. Bundan da başka bir yazıda bahsedeceğim.
Spordan ve yorucu bir koşudan sonra toparlanmamı hızlandıracak yeni şeyler ve takviyeler de öğrendim. Daha doğrusu, biliyordum ancak üç farklı tecrübeli hocadan öğrendiğim taktikler çok benzer olunca yöntem ve ürünler garantilenmiş oldu.
Kahve alışkanlığımı geliştirdim. İş yerinde kahve makinesinde yapılan ekşi Etiyopya kahvesini beğenmedim ve uzun zamandır yaptığım gibi Endonezya Sumatra kahvesi almaya devam ettim. Haftada iki gün ofise gidiyordum ve ofise gittiğim günlerde kahvemi evde yapıp bir termosa koyarak taşıma alışkanlığı edindim. Böylece hem günde bir kahve içmiş oldum (fazlası çarpıntı yapabilir) hem termosta olduğu için ne zaman içsem sıcak kaldı hem günümü enerjik geçirdim hem de kaliteli kahve içtim. Kahvemi French presste yapıyordum ama bu kadar sevdiğim bir içeceği daha kaliteli içmek için bir V60 seti aldım. Yolda şu an, çok heyecanlıyım. Sağlıklı bir bedenin, sağlıklı bir zihin için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım.
İş yerinin, yağından parlayan pilavını ve ana yemeklerini yemedim. Kimi zaman çorbayı bile yağlı yapan yemek şirketini tebrik ediyorum! Bazı günler sadece salatalarını aldım ve yaklaşık bir senedir kendi yemeğimi önceki akşamdan hazırlayıp götürüyorum. Önceki günlerden çok fazla ekmek arttıysa köfte, yoksa zeytinyağlı yapıyorum ya da bazı günler “kudurup” fırında tavuk pişiriyorum. Sağlığım uğruna yemeği sıcak yeme alışkanlığından ve damak zevkinden vazgeçeli çok oldu. Önceki akşam demişken sabahları daha çok uyumak ister miydiniz? O zaman şu yazıma bir göz atmayı unutmayın:
2025’ten Beklentilerim
2024, bana cesaretin ve değişimin değerini öğretti. Şimdi, 2025 için daha büyük hedeflerim ve hayallerim var. Bu yıl, hem profesyonel hem de kişisel olarak daha çok şey öğrenmek, derinleşmek ve büyümek istiyorum.
Kendi Hayatıma Yatırım Yapmak:
2024’te iş yoğunluğundan bazen kendimi ihmal ettim. 2025’te daha fazla kitap okumak, bilim kurgu türündeki yazılarımı genişletmek ve kesinlikle daha fazla yazı yazmak istiyorum. Yıllık hedef koymak istemiyorum ancak üç günde bir yazı çıkarmayı planlıyorum. Ayrıca, sakatlığımı hallettikten sonra koşu yarışlarına daha fazla katılarak kendimi fiziksel ve zihinsel anlamda zorlamayı hedefliyorum.
Yatırım demişken maddi yatırımlarda da ilerlemek istiyorum. Yemek, içmek çok güzel ama yıllardır hayalini kurduğum arabayı alarak hem özgürlüğümü artırmak hem de hobilerime daha rahat zaman ayırmak istiyorum. Ormana giderken kimseden araba dilenmemek, “Kanka, giderken beni de Levent’ten alır mısın?” dememek ve kendi arabamla gitmek istiyorum. Ormanı ve ormanda koşmayı ne kadar özlediğimi anlatamam. Arabayı tabii ki “çocuk” hayallerimiz için de istiyorum. Eşim hamile kaldığında taksi kovalayamam.
Daha bu gece asgari ücrete %30 zam geleceğini öğrendik. Şaka gibi… Neyse, kaç milyon insan memnunsa bana laf söylemek düşmez. Ezilsinler… Şirketim muhtemelen bu zammın üzerine %5 veya %10 daha ekleyecek. Geçen sene iyi pazarlık yapılmıştı ve hak ettiğimden daha düşük bir ücrete işe girdim. Dolayısıyla bu orandan çok daha fazlasını bekliyorum ama her zamanki gibi o oran verilmeyecek. “İsmail ağabeye” yine yol görünecek.
2025'te muhtemelen yine iş değiştireceğim. Köprü trafiğinin tek sebebi şerit değiştirenlerdir. Ucuza istihdam etmenin uzun vadede iyi bir şey olmadığını anlamadılar, anlamayacaklar.
Derinleşmek ve Uzmanlaşmak:
2024, çok şey öğrendiğim ama bazı konuların yüzeyinde kaldığım bir yıldı. 2025’te Vue.js ve Quasar teknolojilerinde daha derinleşmek, daha optimize kodlar yazmak ve kullanıcı dostu uygulamalar geliştirmek istiyorum. Ayrıca, Next.js ile başlattığım blog projesini geliştirerek kendi blogumda SEO dostu içerikler üretmek en büyük hedefim.
2024’te ulaşamadığım ve 2025’te ulaşmak istediğim hedeflerden biri de DevOps. Düzgün bir zam oranı alır ve bu şirkette kalırsam muhtemelen öğreneceğim ancak maaş zarurî. Hiçbir eğitim beni ikna edemez. 😎
Liderlikte Yeni Ufuklar:
Liderlik, her gün öğrenilen bir beceri. 2025’te ekip üyelerimin gelişimine daha fazla odaklanmak, onları daha iyi destekleyecek yollar bulmak ve daha etkili eğitimler düzenlemek istiyorum. PSM I sertifikasını kazanmamın ardından, çevik (agile) pratiklerini daha etkin uygulayarak ekip içi iletişimi ve verimliliği artırmayı planlıyorum. Sprint Review, Retrospective gibi Scrum etkinliklerini daha düzenli hâle getirip güzel bir backlog da oluşturacağım.
Empati odaklı liderlik tarzımı daha da geliştirmek ve ekip üyelerimin bireysel başarılarına tanık olmak, bu yılki en büyük motivasyonlarım arasında.
Blogumu Daha Geniş Bir Kitleye Ulaştırmak:
Medium’da edindiğim deneyimleri kendi platformuma taşımak ve blogumu büyütmek istiyorum. SEO optimizasyonuyla daha geniş bir kitleye ulaşarak hem okuyuculara ilham vermeyi hem de Google AdSense üzerinden gelir elde etmeyi planlıyorum. Profesyonel bir yazar olma yolunda bu, benim için önemli bir adım olacak.
Bilim Kurgu Tutkumu Daha İleri Taşımak:
2024’te başlattığım Bilim Kurgu Manyaklığım serisi, yazarken büyük keyif aldığım bir projeydi. 2025’te bu seriyi daha detaylı bir yazı dizisine dönüştürmek ve Asimov, Philip K. Dick, Hugh Howey (Wool serisi) ve Richard K. Morgan (Değiştirilmiş Karbon serisi) gibi ustalardan ilham alarak yeni içerikler üretmek istiyorum. Belki bu yıl, bu tutkumla özellikle Silo, Vardiya ve Toz serisi(Wool) için bir podcast veya YouTube serisine de adım atarım.
2024, benim için cesaretin, değişimin ve büyümenin yılı oldu. Her zorluk bir ders, her başarı bir ödüldü. Bu yıl, kendime olan güvenimi, ekip çalışmasının gücünü ve değişimin büyüleyici etkisini bir kez daha keşfettim. Artık daha güçlü, daha kararlı ve daha umut doluyum.
2025 ise yeni hedefler, yeni maceralar ve daha büyük hayaller için bir başlangıç olacak. Daha çok öğrenmek, daha çok üretmek ve hayallerime bir adım daha yaklaşmak için sabırsızlanıyorum. Bu yolculukta sizinle birlikte olmak benim için çok değerliydi.
Teşekkürler 2024, bana kattığın her şey için. Bekle beni 2025 çünkü şimdi sıra sende!
Sıkça Sorulan Sorular
▸Sekiz yıllık Android kariyerini bırakmak nasıl bir karar?
Yazar bu kararı cesaret gerektiren büyük bir dönüm noktası olarak tanımlıyor. Değişimin zor ama ödüllendirici olduğunu vurguluyor ve bu adımın kendisini hem kişisel hem profesyonel olarak büyüttüğünü söylüyor.
▸Web teknolojilerine geçiş sürecinde hangi zorluklarla karşılaştı?
Yazıda 2024'te çeşitli zorluklarla göğüs gerildiğinden söz ediliyor ancak bu zorluklar olumsuz değil, birer öğrenme fırsatı olarak değerlendiriliyor. Zorluklardan keyif alan bir yapıya sahip olduğu belirtiliyor.
▸Kariyer değişikliği sırasında takım çalışması ne kadar önemli oldu?
Yazar, 2024'te takım olmanın gücünü daha güzel yaşadığını belirtiyor. Bu deneyim, değişim sürecinin olumlu kazanımlarından biri olarak öne çıkıyor.
▸Yazarlık ve blog tutmak bu süreçte ne anlam ifade etti?
Yazar, yazmanın kendisiyle konuşmak olduğunu 2024'te keşfetti. Blog, hem kişisel gelişimin hem de bu dönüşüm sürecinin bir yansıması olarak işlev gördü.
▸Spor ve sağlık bu yoğun değişim sürecinde nasıl yönetildi?
Yazar, 2024'te spor ve sağlık arasında denge kurmaya çalıştığını aktarıyor. Bu denge, kariyer geçişinin yanında kişisel sürdürülebilirlik açısından önemli bir alan olarak ele alınıyor.
▸2025 için kişisel hedefleri neler?
Yazar 2025'te kendi hayatına yatırım yapmayı, web alanında derinleşip uzmanlaşmayı ve liderlikte yeni ufuklar açmayı hedefliyor. Ayrıca blogu daha geniş kitlelere ulaştırmak ve bilim kurgu tutkusunu ilerletmek de planları arasında.
▸Blog okuyuculuğunu büyütmek için ne yapmayı planlıyor?
2025 hedefleri arasında blogu daha geniş bir kitleye ulaştırmak açıkça yer alıyor. Bu, yazarlık pratiğini yalnızca kişisel değil, toplulukla paylaşılan bir platforma dönüştürme isteğini yansıtıyor.
▸Kariyer değişikliğinde en büyük motivasyon kaynağı ne oldu?
Yazara göre motivasyon kaynağı, zorluklardan keyif alan kişisel yapısı ve olumsuzlukları öğrenme fırsatına dönüştürme alışkanlığı. 'Değişim cesaret ister' ilkesi bu sürecin temel taşı olarak öne çıkıyor.










