Yazar tarafından görsel

Yazar tarafından görsel

Henüz yeni bir blog yazarı olsam da kısa sürede gördüğüm ilgi ve destek beni çok heyecanlandırdı. İlk ayımı nasıl geçirdiğimi, başlangıçtaki bu küçük adımların nasıl büyük hayallere dönüşebileceğini ve bu platformda yaratıcı bir yazar olarak nasıl büyüyebileceğimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Yazılarımı okuyan, alkış atan, yorum yapan herkese çok teşekkür ederim. 💖



Yazıya Nasıl Başladım?

Yazma serüvenim, lise okul gazetemizdeki çarpıcı(!), kendinden emin, fazla özgüvenli yazılarımla başlamıştı. Hiç unutmuyorum, ilk yazılarımdan birinin adı “Türkler ve Türküler” idi. Hatta 16 yıllık okul gazetelerim hâlâ duruyor. Kapakta gördüğünüz fotoğrafın daha yakından bir kopyasını iliştireyim:

Yazar tarafından görsel

Yazar tarafından görsel

Gördüğünüz üzere, yazıma Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bu güzel mısralarıyla başlamış, türkülerimize sahip çıkmazsak bağlamanın da türkülerimizin de yok olabileceğinden bahsetmiştim. Arkada da bir sonraki sayımızdaki “İstiklal Marşımızın Manası ve Önemi” başlıklı diğer yazımı görüyorsunuz. Konuları biraz klişe olmasına rağmen, yazıldıkları zamanda beğenilmişlerdi; özgün, kendime has bir tarzım olduğu söylenmişti.

Bu gazla, “Üniversitede de yazarım,” dedim. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, 2011 yılında açılmıştı ve ben de ilk öğrencilerinden biriydim. Dolayısıyla okul gazetesi, dergisi, neşriyatı yoktu. Sonradan çıkarılmıştı galiba ama hatırladığım kadarıyla, çıkaran kulüpten de dergide yazan arkadaşlardan da pek hazzetmediğim için, dâhil olmadım. Bugüne dek pek yazamasam da yazmayı hep sevdim, aklımın bir köşesinde hep vardı.

“Benim bir şekilde yazmaya dönmem lazım,” dedim ama çok araştırıp çok emek verdiğim için, yazmak epey vaktimi alıyordu. Yapay zekâya sorup sorup yapıştırmak bana göre değildi. Yazmak, hele de böyle altı birikim dolu yazmak, hiç kolay değildi.

2018'de, kayınpederim Halil Gürdal Gürak’ın editörlüğünü ve grafik tasarımını yaptığı, Çizgi Roman Okurları Derneği tarafından yayımlanan Profesör isimli çizgi roman dergisinde, üniversiteden beri yeni ilgi alanım olan mangalar ⸺Japon çizgi romanları⸺ hakkında yazmaya başladım. Bir de ne göreyim: Samimi, kullanıcıyla konuşuyormuş gibi olan tarzım; bilgi verirken sıkmamam; övünmek gibi olmasın ama birikimli yorum ve çıkarımlarım çok beğenildi.



Blog Maceramın Başlangıcı

Blog maceram, 2024 Ocak ayında bir yazıya rastlamamla başladı. Bu yazıda bahsedildiği kadarıyla bazı blog platformları; yazılarınızın okunması, alkışlanması ve yorumlanmasına göre size bir miktar ödeme yapıyordu! Başka yazılar okuyup başka videolar izlememle, hâlâ kazanılabildiğini, özgün içeriğin bu mecrada hep yerinin olduğunu öğrendim. Özgün içerik mi, tamam bana bırakın, bu tam süpermene göre bir iş! Hemen Türkçe ve İngilizce hesap açtım.

Hesap açtıktan sonra ilk işim, daha önce çalıştığım şirketlerden bazılarının blog sayfalarında yazdığım ama işten ayrıldıktan sonra bakımsız kalmış, kimisinin ekran görüntüsü bozulmuş -hâlihazırda zaten çok emek verdiğim, araştırdığım, kimisi Google’da güzel “tık almış”- yazıları, kafama vurula vurula SEO öğrenip canonical link vererektaşımak oldu. (Yazılar internette başka mecralarda yazılmış olduğu için, blog sitenize taşırken canonical link verilmesi gerekiyor.) Bu eski yazılarımı gözden geçirip kimisini tekrar yazdım; hatta şu yazımda ekran görüntüleri bozulduğu için anlattığım işi kendim tekrar yaptım.

Bazı blog platformlarından ödeme alabilmek için öncelikle Partner programına dâhil olmanız, yani önden yıllık 50 doları vermeniz gerekmektedir. Ben partnerliği hemen açmadım. (Keşke açsaydım; en çok okunan yazım, ilk yazım oldu.) Amacım, daha çok insana ve okura daha hızlı ulaşabilmek için yazılarımı bir yayın çatısı altında yayımlamaktı. Hem henüz bunu tam olarak nasıl yapabileceğimi bile bilmiyordum.

En çok okunan ve en kalabalık Türkçe içerik yayınlarından biri olan Türkiye Yayını ile tanıştıktan sonra artık her şey daha kolaydı. Bu sayede çok geniş ve birikimli yazar kitlesiyle tanıştım. Henüz okumadıysanız ilk aylarımda paylaştığım ve bu yazıda bahsedeceğim kazancımı sağlayan yazılarımı şöyle listeleyebilirim:

Yazılarımın hiçbirinin geliri 1 doların altında olmadı. İlk ayımda hiçbir yazımın 1 doların altında kalmaması hem benim hem de blog yazarları için çok değerli ve güzel bir gelişme. Hile hurda yapmadım ki aklıma ilk gelen hileleri yıllaaarr önce yapmışlardır ve blog yazılımı platform sahipleri o yolları çoktaann kapatmıştır bile. Kendi kendime “Dürüstçe yazını yaz, keşfedilmeyi bekle, akmasa da damlar; pasif gelir işte,” dedim ve yazdım.

Pek çok akşamımı yazı yazarak geçiriyorum, her fırsatta bir şeyler yazıyorum, Hacıosman metrosunda seyahat ederken bile yazıyorum, ne yaparsam yapayım yazmayı düşünüyorum; değer mi bilemiyorum. Yazmak, benim için yeni ve severek yaptığım bir hobi hâline geldi.

Evet, artık iyice merak etmeye başladınız. İçinizden, “Tamam anladık, bu kadar uğraştın da ne kazandın arkadaş?” diyorsunuz. Çok merak etmeyin; çok küçük, hatta komik bir rakam kazandım. Okuyunca “Bunun için miydi?” diyeceksiniz ama hayır, onun için değil. Mesleğim olan yazılım geliştiriciliğini de para için yapmıyorum. Yazılım geliştirmekten de yazmaktan da koşmaktan da gerçekten çok keyif alıyorum. Bana iyi geldiği, beni zorladığı, hayatıma daha önce hiç bilmediğim şeyler kattığı için yazıyorum ve koşuyorum. Hobilerimin bazıları para getiriyor, bazılarıysa götürüyor. Yapacak bir şey yok, canları sağolsun.

Yazar tarafından görsel

Yazar tarafından görsel

Yazar tarafından görsel.

Yazar tarafından görsel.

Uludağ Ultra trail organizasyonu tarafından görsel

Uludağ Ultra trail organizasyonu tarafından görsel

Bende hobi çok da para getireni sadece bir tane, o da yeni oldu. Sadede geleyim buyrun:



10 $

Vergisiz olmaz tabii, para yolda kan kaybederek geliyor. Hesabıma sadece 5,5–6 dolar kadar yatacağını düşünüyorum.

“Aaa, iyiymiş! Yazdıkça artar zamanla, pasif gelir işte. Ben de hemen bir hesap açıp yazayım,” diye düşünüyorsanız gerçekten para için yapılabilecek bir şey değil yazmak. Emek verip, zaman harcayıp düşünmeniz; daha çok okuduktan sonra yazmanız lazım. Yazmak ayrı, yazıyı Google’da yukarılarda çıkacak şekilde düzenlemek ayrı, ilgi çekici bir başlık bulabilmek ayrı, o başlığı kısaltıp görünen başlık ve açıklama ayarlamak ayrı, SEO başlığı açıklaması ayarlamak ayrı, yazı etiketlerini seçmek ayrı, okurlara ulaşmak ayrı zorluk.

“Aman canım, artık metin üreten bir sürü yapay zekâ uygulaması var. Sorar sorar, basar geçerim,” diyorsanız o düşüncenize de ket vurmak zorundayım. Mayıs 2024 itibariyle yapay zekâ destekli yazıların ödeme alamayacağını, ödeme duvarına dâhil edilmeyeceği duyuruldu.

İçinizde bu tutku varsa partner programına hemen dâhil olmak zorunda değilsiniz. Hesabınızı birkaç dakika içinde açın ve yazmaya başlayın. Blog yazarı olsanız da olmasanız da blog platformlarında hesap açmak, beğendiğiniz yazılara alkış atmak ücretsiz. Takipleşelim, okuyalım, yorumlar yapalım, alkışlar atalım… Hep birlikte daha çok okuyalım, daha çok yazalım ve daha çok kazanalım.